|

Doğanın Eşsiz Gösterisi
Yenişarbademli, doğanın tüm cömertliğini
sergilediği eşsiz bir gösteri, bir yeryüzü
cenneti… Ziyaretçilerini kendine hayran bırakan,
hayrete düşüren güzellikleri ile doğanın bize
hediyesi.
Tarihi M.Ö. 4000’li yıllara dek uzanan
Yenişarbademli, gerçek kokularını duyabileceğiniz
aromatik bitkilere, 2.335 m. yükseklikte bulunan
Buzul gölüne, Türkiye’nin en uzun mağarasına, 213
farklı çeşidiyle eşsiz bir bitki örtüsüne,
Türkiye’nin ikinci kuş cennetine sahip bir yeryüzü
cenneti.

Konumu
Denizden 1.150 m. yüksekte bulunan Yenişarbademli
ilçesi Isparta il merkezine -Aksu ilçesi
üzerinden- 90 km ve Şarkikaraağaç ilçesine 60 km.
uzaklıktadır. Beyşehir Gölü’nün batısında Toros
Dağları’nın kuzey uzantısı olan Anamas Dağları ile
bütünleşir.

Tarihçesi
Pisidia Bölgesi’nde bulunan Yenişarbademli, Roma
ve Bizans dönemlerindeki adıyla Gorgorum, tarihi
boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.
M.Ö. 4000 yıllarında Etiler (Hititler), M.Ö. 1500
yıllarında Frigyalılar, M.Ö. 800 yıllarında
İyonlar, M.Ö. 600 yıllarında Lidyalılar, M.Ö. 446
yıllarında Persler, M.Ö. 190 yıllarında Romalılar,
M.S. 395 yıllarında Bizanslar yörede egemen
olmuşlardır. 1071 Malazgirt zaferinden sonra 1142
yıllarında Selçuklu topraklarına katılmış, 1810
yılında Konya vilayetine bağlı bir kaza olmuştur.
Türkiye’nin en uzun mağarası
Pınargözü Mağarası
Yerli yabancı tüm mağara araştırmacılarının
gözdesi olan mağara, 15 km. uzunluğuyla
Türkiye’nin en uzun mağarasıdır.
Mağara, Yenişarbademli ilçesine 8 km. uzaklıkta,
Çaydere Ormanları’nın içinde bulunmaktadır. Aynı
zamanda bir su kaynağı olan mağara, çevresinde
tespit edilen 213 çeşit barındıran bitki örtüsüyle
de dikkat çekicidir.
Mağaraya, girişte bulunan sifondan dalarak
girilir. Sifonun önünde hızı 150-160 km’ye ulaşan
hava akımı oluşur ve su ısısı Ağustos ayında bile
5.8 C’dir.
Bölgede bulunan dünyanın en büyük yeraltı ırmağı,
Beyşehir Gölü ile Manavgat Çağlayanı arasında
akar.

Anadolu Selçukluları’nın Yazlık Başkenti
Kubadabad
Onuncu Selçuklu Sultanı II. Alaaddin Keykubat,
hayran kaldığı Gölyaka Tol yöresinde, 1227
yılında, sarayları dillere destan ünlü Kubadabad
kentini kurdurmuştur.
Kalıntılardan anlaşılmaktadır ki, surlarla çevrili
kentte, yüksek bir kule, göl yakasında tersane ve
bir kayıkhane bulunduğu, kentin saraylar, köşkler,
cami, hamam, bahçe ve havuzlarla donatılmıştır.
Bir dönem Selçuklular’ın ikinci başkenti olan bu
yalı kentinden günümüze, müzeleri süsleyen göz
kamaştırıcı çinilerle, restore edilmeyi bekleyen
saray kalıntıları kalmıştır.
Türkiye’nin ikinci kuş cenneti
Kız Kalesi Adası
Kubadabad’ın 3 km kuzeydoğusunda bulunan Kız
Kalesi Adası, Türkiye’nin Manyas’tan sonra ikinci
kuş cenneti konumundadır. Kubadabad’ın haremliği
ve tersaneliği olan 5 dekarlık bu tarihi ada,
10’un üzerinde kuş türüne ev sahipliği
yapmaktadır.
Dağcıların gözdesi
Dedegöl Dağı
Her yaşta insanın tırmanabileceği bir dağ olan
Dedegöl Dağı, yumuşaklığı ve güzellikleriyle her
yıl yüzlerce dağcıyı ağırlamaktadır. Dağ
turizminde öneml bir yere sahip olan Dedegöl, tur
kayağı ve triki yürüyüşlerine olanak
sağlamaktadır.

Dağın doğusunda 2.335 m yükseklikte bulunan buzul
gölü Karagöl ve sadece Dedegöl eteklerinde yetişen
yetişen Dedegöl Çiçeği, dağcıların ilgi odağıdır.
Doğanın bu eşsiz gösterisine siz de tanık olun
Devamı
için
|