|
EĞİTİM GELECEK!
Bir uzman İnterneti
bugün dünyada artık yeterince oturttuklarını ve
gelecekte gezegenlerarası bir ağ oluşturmak üzere
InterPlaNet sistemi üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Fütüristler gezegenler arası bilgi ağını oluşturmak
üzere çalışa dursunlar biz de burada Türkiye'nin
gelecekteki eğitim sistemi nasıl olacak ve Internetin
yeri ve rolü ne olacak sorusuna cevap arayalım:
Dünyamız önce Tarım toplumundan Sanayi toplumuna geçti.
Bugünse Bilgi toplumu sürecini yaşıyoruz. Bilgi
toplumuna geçilmesinde ise bilgisayar teknolojisinin
en hızlı büyüyen alanı olan İnternet çok önemli bir rol
oynadı. Milyonlarca bilgisayarı birbirine bağlayan
uluslararası bir ağ olan İnternet'te bugün dünyada
tahminen 60 milyon kullanıcı araştırma yapıyor, bilgi
topluyor, ortak çalışmalar yapıyor, haberleşiyor, radyo
dinliyor, oyun oynuyor, alışveriş yapıyor ve sanal
sınıflarda eğitim yapıyorlar. Türkiye de ise kesin bir
rakam olmamakla beraber 1.5 -2 milyon İnternet
kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor. 2030'lu yılların
Türkiye'sinin liderleri bugün ilkokula giden
çocuklarımız olacaklar. Bu çocukları hangi niteliklere
sahip
olarak yetiştireceğimiz ise milli eğitim hedeflerinin
çerçevesinde belirlenir.
Zamanla okulların fiziksel yapısı değişecek.
Okullarda İnternet Kütüphaneleri, sınıflar gibi
gerekli yerler olacaklar. Çok uzun vadede belki sadece
sanal sınıflarda eğitim yapılacak, okul diye bir yer
olmayacak. (Okullarda İnternet üzerinden sanal sınıf
uygulamaları başlayacak.) Bu kısa sürede büyük bir
sektör haline dönüşecek. Okullar bu işe kendi bünyesinde
ele almazlarsa bir zamanlar dersanelerin, özel ders
veren öğretmenlerin yaptığı destek görevini çevrimiçi
yapacak siteler gelişecek.
Okul - üniversite - sanayi yakınlaşması
zorunlu olacak ; değişen sanayi belki kendi online
eğitimini veren okullar kuracak. Örneği IBM şirketi
kendi personelini eğitecek okulunu açacak.
DÜNYA BİR OKUL OLACAK! Uluslar arası
işbirliği artacak. Grup çalışmaları dünyanın her
yerindeki ekiplerle yapılabilecek. Farklı
coğrafyalarda yaşayan öğrenciler, öğretmenler ve
araştırmacılar birlikte ortak projeler üretebilecek.
Bunun yararları sadece ekip çalışması ve işbölümü
yapmayı öğrenmekle bitmeyecek, değişik kültürlerin
arasındaki anlayış da gelişecek.
Yaparak yaşayarak öğrenme
gerçekleşecek. Kimya derslerinde deneyler
simülasyonlarla olacak. Resim derslerinde sanal
gezintilere çıkılacak, örneğin; Modern ressamları
öğrenirken Pariste ki Modern Sanatlar Müzesine sanal
turlar yapılacak. Biliyorsunuz, Türkiye'de bir modern
sanatlar müzesi yok. Başka yollarla yaşayarak
öğrenemediğimiz konuları uygulayarak
öğrenebileceğiz.
Bilginin sürekli arttığı ve yenilendiği bir
ortama gelindi. Son 30 yılda önceki 5000 yılda
üretilmiş olandan çok daha fazla bilgi üretildi.
Örneğin, bugün Hürriyet gazetesinden ortalama bir
insanın bir günde öğrendiği 17. Yüzyılda yaşayan bir
insanın bütün yaşamı boyunca bildiğinden fazla oluyor.
Bilginin bu kadar çok miktarda olması ve sürekli
yenilenmesi gereğinin sonucunda İlk ve ortaöğretimin en
büyük kamburlarından olan ezberci eğitim ortadan
kalkacak. Öğrencinin bir şey ezberlemesi gerekmeyecek
sadece bilgiye erişmeyi bilmesi yeterli olacak. Buna
paralel olarak araştırmacı zihniyet önem kazanacak.
Öğrenciler bugün teknolojiyi
öğretmenlerinden iyi kullanıyor olabilir ama bu farkın
kapatılması çok önemli. Öğretmenlerin bilgisayar
okur-yazarı olması ve İnterneti kullanıyor olmaları işe
alınırken bakılan bir kriter olacak. Öğretmenlerin
sadece teknoloji kullanmaları açısından değil, bilgi
açısından da kendilerini yenilemeleri şart. Bugün ilk ve
orta öğretimde çalışan öğretmenler genellikle
kendileri üniversitede okurken öğrendikleri bilgileri
öğrencilerine aktarıyorlar. Halbuki bilgi çok değişti.
Bilinmeyen çok şey öğrenildi, eskiden bilinenlerin
bazılarının da yanlış olduğu ortaya çıktı. Öğretmenlerin
yeniden eğitilme gereksinimi ortaya çıktı.
Fırsat eşitliği yaratılacak.
Çevrimiçi eğitimle belli bir coğrafi konumundan ötürü
eğitimde fırsat eşitliğini yakalayamayan bölgelere
eşitlik fırsatı gelebilir. Öğrencilerin daha fazla
seçme şansı olur ve istediği kurumdan ve istediği
öğretmenden ders alabilir. Değişme kendi içinde
değişmeme kavramını da barındırır. Belki de ilk ve
ortaöğretimde az önce saydığım projeksiyonların hiç
birisi olmayacak. Çoğu kurumlar yine eskisi gibi
öğretimlerine devam edecekler. Elimizde bütün bu
yenilenmeleri sağlayacak bir kaynak var, belki de hiç
değerlendirilemeyecek. Ya da kötümserlerin şüphelendiği
gibi İnternet bu yükü kaldıramayıp katastrofik bir
çöküşe uğrayacak.
Gelişmeleri gözleyip hep birlikte
göreceğiz. Ben matbaayı dünyadan 300 yıl sonra
kullanmaya başlamış olan ülkemizde bu kez İnterneti
dünya ile paralel yakaladığımız görüyorum ve bu kaynağın
değerlendirilmesi için planlamalarımızı
şimdiden
yapalım diyorum. atay uslu
|